İki kitabınız da benim mutfağımın başköşesinde yer alıyor. İlk kitabınız “Büyükada Yemekleri”, 2005 yılında yayımlandı ve 2005 Gourmand World Cookbook Awards’da “En İyi Yerel Mutfak” ödülünü kazandı. Bilmeyenler için bu kitapta, Büyükada’nın geleneksel yemek kültürü ve tarifleri yer alıyor. İkinci kitabınız “İstanbul Sofraları” ise, İstanbul’un zengin mutfak kültürünü ve lezzetlerini kapsıyor. Bambaşka bir kariyer yolunda yürürken yemek kitabı yazma fikri nasıl ortaya çıktı?
Nasıl mutlu oluyorum Büyükada Yemekleri’nin kıymetini bilenlerle denk gelince. Nasıl bir destek bu size anlatamam. 11 Aralık 2004 yılında kitabım baskıdan çıkıp elime ulaştığında, kaybettiğim dedemin anısı için yazdığım kitap bir de onun doğum gününde elimde olunca, ilahi bir gücün yanımda olduğunu hissetmiştim. Bu güç hala benimle biliyorum. O sırada hâlâ bankada çalışıyordum, yolculuğa çıkmış ama yönünü bilemeyen bir yolcunun tedirginliğini de yaşıyordum. Kitabım kısa sürede “bestseller” oldu, bu sefer aslında mutfaklarında devleşen tüm Türk kadınları adına farklı bir gurur yaşamaya başladım. Üzerine üç de ödül geldi. İş hayatında olmak her zaman çok güzeldi ama bana olanca içtenliğiyle göz kırpan ikinci kariyer yolculuğumu da görmezden gelemezdim. İyi ki de öyle yapmışım. İnsanlara dokunabildiğimi ve günlük hayatları içinde bir etki bırakabildiğimi hissediyorum. Ve bu beni çok mutlu ediyor.
Kitabınıza dahil ettiğiniz tariflerin her biri, geçmişten gelen özel anılar ve hikâyeler barındırıyor. Tüm duyularınıza hitap eden, kokusu, tadı ve dokusuyla sizi en çok etkileyen yemekler hangileri oldu? Bu tariflerin sizin için taşıdığı anlamları ve unutulmaz anıları bizimle paylaşabilir misiniz?