Sergen Şehitoğlu ile: “Çatallanan Yollar” Sergisi Üzerine

Sergen Şehitoğlu diyor ki: “Bu labirentin girişi de yok, çıkışı da. Buradan çıkmak istemek zorunda değiliz; bilmek ya da en azından bilmeye çalışmak yeterli.” Bir başka söz ise Yolları Çatallanan Bahçe’de Jorge Luis Borges’ten geliyor: “Bir labirentler labirentiydi düşündüğüm; geçmişle geleceği kuşatacak […] Yolları Çatallanan Bahçe’mi çeşitli geleceklere (hepsine değil) bırakıyorum.” Makine mühendisliğinden fotoğrafa geçen, ilk sergisini 2010’da açan ve işleri Berlin’den Dubai’ye pek çok şehirde görülen Şehitoğlu, yıllardır sistemlerin ve bireyin o sistemler içindeki yerinin peşinde. Eserlerinde matematiği estetik süs gibi değil de işleyen bir sistem gibi ele alan sanatçıyla, SANATORIUM’da 25 Temmuz’a kadar görülebilecek sergisi “Çatallanan Yollar” üzerine konuştum.

Bir labirentin içinde huzur bulunur mu? Sergen Şehitoğlu‘nun “Çatallanan Yollar” sergisi, insanı ilk anda tedirgin edecek bu soruyu matematiğin diliyle soruyor. Adını Borges’in bir öyküsünden alan sergide tavana asılmış metal bir labirent, büyük ölçekli fotoğraf baskıları ve on yedi dakikalık video bir araya geliyor; Descartes’ın koordinatlarından ve satranç tahtasına oturtulmuş 64×64’lük bir matristen türeyen bu yapı, içinde yaşadığımız dünyanın bir modeli gibi.














