Sevgi Dili: Sevgi Deposunun Kırmızı Göstergesi

Beni seviyor ama sanki hissettiremiyor. İlgileniyor ama yanında boş hissediyorum… Bu cümleleri en az bir kez aklınızdan geçirdiyseniz tebrikler, modern ilişki çetesine hoş geldiniz. Çetenin %99,99999’u bu cümlelerden oluşan fanusta yaşıyor. Diğer %0,00001 mi? Bırakın, onlar sevgi dilini sadece kahve almak sansın. Bu bir dram yazısı değil, en azından ben öyle olmadığını umuyorum ya da en azından ağlarsak birlikte güleriz gibi bir şey. Bu bir beyin, duygusal yakıt ve sevgi deposu hikâyesi. Gary Chapman’ın ortaya attığı sevgi deposu kavramını doldurup biraz psikolojik biraz da nörobilimsel şehirler arası bir yolculuğa çıkıyoruz. Umarım depomuz ucuza dolar.

Sevgi Deposu Nedir?
Öncelikle uydurmuyoruz. Sayın Chapman’a göre hepimizin içinde gizli bir sevgi deposu var, yani bir love tank. Bana sormayın inanın ben de yerini bilmiyorum. Bu depo, kucak dolusu sarılmalarla, onay cümleleriyle, zaman ayırmalarla, küçük hediyelerle ya da “Bak senin için ne yaptım” hareketleriyle doluyor. Ve hepimizin o depoyu dolduran yakıt türü farklı, tıpkı benzin, LPG ya da mazotla dolan araçlarımız gibi. Bu depo nasıl doluyorsa dolsun dolduğunda kendimizi değerli, yeterli ve güvende hissediyoruz. Boşaldığında ise ilişkilerimiz çatırdıyor, eksik hissetmeye başlıyoruz.












