Bir Şimdiki Zaman Olarak: Distopya

Dünyada artık bir cehennemi yaşıyoruz… An, şimdiki zaman bir distopya. Aslında dünyanın önemli bir bölümü bu distopyayı yıllardır yaşıyordu: Afrika 1980’lerden itibaren açlık, doğal felaketler, salgın hastalıklar, sefalet ve bitmez tükenmez iç savaşlarla kendisi gibi kara bir kadere mahkumdu. Irak, Suriye, Afganistan… İşgaller, iç savaşlar ile zaten Mad Max filmleri gibi bir coğrafyada medeniyetten uzak bir şiddetin pençesinde can çekişiyordu. Şimdi bu sahnelere başkaları ekleniyor: İnsan kendini yok ettiği gibi doğayı da yok ediyor ve doğa kendi düzeni içinde bu yok oluşa cevap veriyor. Doğa ile savaşını kazandığına inanmak insanlığı geçici bir zafer sarhoşluğuna itti. İnsanlık doğanın bir parçası olduğunu unutup onu kontrol edebileceğine inandı. Oysa doğanın insanlığı umursadığı yok; o kendi düzeninde devam ediyor ve her bir afette insanlığa bu mücadeleyi kazanamayacağını hatırlatıyor.

“Neye yarar bundan sonraki yaşamlarımız?” Bodrum Çökertme’de evini ve toprağını yangında kaybeden bir teyze böyle söylüyordu Deutsch Welle muhabirine.












