Sınıfsal Hayaller: Nöro-Bilimden Habitus’a Risk Alma Lüksü

“Çok çalışırsan her şeyi başarırsın.” Bu cümle, modern dünyadaki en büyük ve en ambalajlı yalanlardan biri. Bize ısrarla kişisel potansiyelin her kapıyı açacağı, bir hedefe odaklanarak gece gündüz çalışan herkesin zirveye oynayabileceği söyleniyor. Peki, sıfır network ve sıfır sermaye ile kendi tırnaklarınla kurmaya çalıştığın hayat standardı ile amiyane tabirle yurt dışında “Business & Economy” okuyup döndüğünde babasının koltuğuna oturacak birinin hayat standardı gerçekten eşit olabilir mi?

Fırsat Eşitsizliği ve Biyolojik Gerçeklik
Çocukluğundan itibaren belli başlı alanlara yönlendirilmiş, spordan sanata uzmanlaşması için önüne her türlü imkân serilmiş bir çocuğun gelişim süreciyle belirli bir yaşa geldikten sonra kendi imkânlarıyla bir alanda derinleşmeye çalışan birininki bir tutulabilir mi? Gerçek şu ki potansiyeli ve nihai başarıyı belirleyen en temel faktör, doğduğun ailenin olanakları. Bu sadece sosyolojik bir gözlem de değil. Nature Neuroscience dergisinde yayımlanan Kimberly Noble ve ekibinin yaptığı geniş çaplı nöro-bilimsel araştırmalar, ailelerin sosyo-ekonomik düzeyi ve gelir seviyesi yükseldikçe, çocukların dil, yürütücü işlevler ve bilişsel becerilerini yönlendiren beyin yüzey alanının genişlediğini; düşük sosyo-ekonomik koşullarda yetişen çocuklarda ise bu fırsat eşitsizliğinin biyolojik seviyede bir geride başlama durumuna yol açtığını gösteriyor. Bize satılan “istediğin her şeyi başarabilirsin” hayali daha nörolojik ve finansal başlangıç çizgisinde kırılıyor.










