Sonbaharda Urla ve Seferihisar: Keşif ve Huzur Dolu Bir Rota

Her mevsimin tadı bir başka değil mi sizce de? Ben seçim yapamıyorum. Her yaz, sıcak havalarla gelen coşkuya ve spontaneliğe kapılmayı çok seviyorum; takvimler Ağustos sonu, Eylül başını göstermeye başladığındaysa sonbaharın biraz hüzünlü, çokça nostaljik havasını arıyor gözlerim. Bu yıl yeni mevsimi Urla ve Seferihisar yollarına düşerek karşılamaya karar verdim, taktım hayal arkadaşımı koluma, atıldık maceraya.

Mona Glamping’de Sonbahar Çok Başka!
Size Mona Glamping’den daha önce bahsetmiştim. Şanslıyım ki, yazın ‘belltent tipi’ lüks glamping çadırlarında konaklama fırsatı bulduğum Mona’da bu kez, karavan deneyimi yaşadım – hem de Eylül’de! “Aynı mekanda ne kadar farklı bir deneyim yaşamış olabilirsin ki?” diyebilirsiniz, size verebileceğim tek cevap ancak yaşayıp görebilirsiniz olabilir. Nasıl desem, sonbaharda Mona’da olmak, hayata ara vermek gibiydi. Karavanla dünyayı gezme hayalime bir adım daha yaklaştım, özgürlüğü doyasıya hissettim. Doğanın içinde, istediğim minik ve tatlı yaşam düzenini kurup her biri minnet dolu nefesler alarak geçirdiğim günlerde, yıldızlar bile daha parlaktı sanki. Ilık deniz, serin akşamlar ve ben karavanımın önündeki salıncakta sadece durmayı pratik ederken uzaktan bana göz kırpan kamp ateşi… Rüyada gibiydim, hala etkisindeyim!










