Stockholm: Berlin'i Aldattığım Şehirden Gezi Notları

Rotamı İsveç’e çevirmeden önce planım aslında Berlin’de olmaktı. İznimin başlangıcı tam da ruhumun bir parçasının kaldığı şehirle tanışmamın ikinci yılına denk geliyordu. Bunu kutlarız diye düşünmüştüm. Bir anda ne olduysa oldu, omzumun gerisinden bir ses “Stockholm’e git” dedi. Berlin’i aldatmak pahasına gittim, ne yalan söyleyeyim pişman da olmadım. Hatta bir başka parçamı da oraya bırakıp istemeye istemeye geri döndüm.
Stockholm Gezi Notlarım

Kuzeylilerin yaşam tarzlarına, dillerine, kültürlerine ve müziklerine olan ilgim, son yıllardaki gastronomik atılımları ve kahvecilikteki başarılarını da takibe almamla birleşince İskandinav topraklarına bir an önce adım atmak kaçınılmaz oldu. Soğuk ve karanlık havalar ile pek aram olmadığından da yaza denk getirmek en iyisi diyerek planları yaptım ve bu yazki Avrupa keşfine Stockholm ile başladım. Sanıyorum ki bu yıl içerisinde verdiğim en güzel kararlardan oldu. Yeni gittiğim bir ülke veya şehirden dönerken eğer en kısa zamanda yine orada olmayı diliyorsam, o şehirde yaşayabilirim diyorsam ve sokakların adını hafızama kazımışsam şehri sevip sevmediğim sorusunu da kolayca yanıtlayabiliyorum. Stockholm’de de aynısı oldu.












