Konsept Kahvenin Uğrak Noktaları: Sunday Coffee Shop

Kendimi bildim bileli yanımda kahvem, dışarıya baka baka çalışmayı seven bir insanım. Uzun zamandır da evden çıktığımda bilgisayarımla gidebileceğim, sesten gürültüden uzak, yeni yazılarımı hazırlayabileceğim sakin ve huzurlu bir mekan arıyordum ki ufak bir Nişantaşı turunda bulmuş oldum: Sunday. Burası; haftanın her gününü pazar günüymüş gibi yaşamak isteyen, her güne pazar enerjisi katmayı hayal edenler için gelinmesi gereken ilk yer! Sunday; adı gibi huzurlu, sakin, renkli ve neşeli bir mekan. Tabii benim onu bu kadar sevmemdeki en büyük neden; köşe konumlu mekanın sokağa bakan masalarında kahvemi Nişantaşı’nda değil de Paris’te lokal bir kafede içiyormuş gibi hissetmem.

Konumu ve koltuklarının duruşuyla hafif Parisienne, renkleri ve kahvesiyle tam bir Viyanalı, samimiyeti ise bir hayli bizden. Ben çok sevdim, size de tanıştırayım. Sunday; Nişantaşı’nda, Teşvikiye Camii’nin hemen arkasındaki sokakta yer alan sevimli bir kahve barı. Burada görmeye alışık olduğumuz gibi, Sunday’de masalar dip dibe değil. Self servis kahvemizi alıp geniş koltuklarımıza oturuyoruz, ferah ferah sokağa bakıyoruz. İşiniz varsa, alın laptopınızı kucağınıza, rahat rahat çalışın. Ya da benim gibi tek başına zaman geçirmeyi seviyorsanız, barın yanındaki dolabın üzerinde iyi bir dergi arşivi var, hem de güncel. Belki de düşünmek istersiniz biraz. Hani bazen birikir ya, o planlamayı çok istediğiniz ‘şey’i bir türlü düşünemezsiniz. Tamam işte, onu burada düşünebilirsiniz.












