Szputnyik: Budapeşte’yi Başka Bir Yerden Okumak

Budapeşte hakkında yazılmış her şeyi okuduğunuzu düşünebilirsiniz. Ruin barlar, termal banyolar, Tuna kıyısındaki gün batımı… Bunların hepsi doğru. Fakat bu yazı onlardan değil. Bir şehri gerçekten anlamak istiyorsanız bana göre tekstiline bakmalısınız. Neyin el değiştirdiğine, neyin rafta kaldığına, insanların ne giyerek sokağa çıktığına. Budapeşte, hem coğrafyası hem enerjisi hem de ekonomik gerçekliğiyle bu okumayı çok net yapabileceğiniz şehirlerden biri. İki yakası olan bir şehirden bahsediyoruz: Sokakta yaşayan insanlar, her köşede müzik, tarihi dokunun içinde hâlâ nefes alan bir yeraltı. Bana seyahatim boyunca Yeldeğirmeni’nin henüz performansa dönüşmemiş halini hatırlattı. Şehrin bu teslim olmamış ruhu, özellikle alternatif enerjinin kalbi olan tarihi Yahudi Mahallesi’nin (District VII) sokaklarında, kendini çok net bir şekilde vintage mağazalarında gösteriyor.

Budapeşte’nin bu kadar zengin bir ikinci el kültürüne sahip olması tabii ki tesadüf değil. Avrupa’nın tekstil açısından bir geçiş bölgesinde duran, ekonomik olarak kırılgan. Tam da bu yüzden dolaşımı aktif tutan bir şehir. Ürünler rafta ölmüyor, el değiştiriyor.











