

Tallinn: Çift Görünümlü Tek Şehir
Baltık turumuzda Finlandiya’nın ardından sıra geldi Estonya’nın başkenti Tallinn’e! Helsinki’ye gitmişken uğranmadan dönülmemesi gereken yerlerden biri Tallinn. Baltık denizi üzerinde sadece 2 saatlik bir feribot yolculuğu bu masalsı şehri görmeniz için yeterli olacak. Gitmeden önce araştırmalarımız bize Tallinn için tarihinin en iyi korunan Orta Çağ şehirlerinden biri izlenimini vermişti. Hayran kalmamak mümkün değil, gerçekten de fazlası var, eksiği yokmuş! Haydi gelin bu güzel şehri hep birlikte talan edelim! Unutmadan, ihtiyaç duyar mısınız bilemeyiz fakat bu şehirde toplu taşıma da ücretsiz.
Helsinki’den Tallinn’e nasıl gidilir?
Helsinki’den içerisinde restoranları, barı, kabinleri, casinoları ve hatta duty free’si olan cruise gemileriyle 2 saatte Tallinn’e geçiş yapabilirsiniz. Sabahtan Tallinn’e geçip akşam da tekrar Helsinki’ye dönüş yapabilirsiniz. 6-7 saatlik dilim Tallinn için yeterli olacaktır. (Tabii, AVM gezmeyi sevmiyorsanız.)
Daha önceki yazımızda bahsettiğimiz üzere Finlandiya, Estonya’ya göre çok daha pahalı bir ülke. Bu sebeple özellikle hafta sonu olmak üzere çok fazla Finli sadece alışveriş için bile Estonya’ya geçiş yapıyorlar.
Neyse gelelim bu güzel şehri Tallinn’i gezmeye! Başlıktan da anlayabileceğiniz üzere 2 farklı Tallinn’i var. Bir taraf UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan, 2. Dünya Savaşı sırasında Sovyet Rusya tarafından bombalanmış olmasına rağmen hâlâ ayakta, Orta Çağ atmosferiyle sizi kelimenin tam anlamıyla yüzyıllar öncesine götürerek kendisine aynı zamanda hayran bırakacak olan Old Town; diğer tarafta da yapılaşmaya, gelişmeye devam eden modern şehir merkezi!
Biz çok merak ettiğimiz Old Town’dan başladık gezimize. Zaten cruise’dan indiğinizde hiçbir yere sapmadan dümdüz devam ettiğinizde Old Town izlerini görmeye başlayacaksınız. Gotik kulelere, Arnavut kaldırımlı dar sokaklara, renkli binaları ve orta çağ hanlarını andıran bar, kafe ve restoranlarıyla Old Town sizi kendisine hayran bırakacak cinsten! Bu arada hâlâ aktif olarak çalışan Avrupa’nın en eski eczanesine de uğramak ister misiniz ? Raeapteek Eczanesi’nde aynı zamanda geçmişten bugüne kadar süre gelen eczacılık tarihini de görüp inceleyebileceğiniz bir müze bulunuyor.
Old Town’da Gezilecek Yerler
Old Town’da gezmeniz için önerdiğimiz yerler arasında; Raeapteek Eczanesi, Oleviste Kilisesi, Alexander Nevsky Ortodoks Kilisesi, Town Hall Meydanı, Tooompea Kalesi, Hermann Kuleleri, Parlamento Binası, Viru Kapısı ve Açık Hava Müzesi yer alıyor.

“Ayaklarımıza kara sular indirdin be Berk yeter nerede yemek yiyelim?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim… Tabii ki de buranın en meşhur ve otantik restoranı Olde Hansa’ya gidiyoruz! Mantar çorbası üzerine geyik etini de yediniz mi değmesinler keyfinize! Restoranın orta çağ atmosferi ve çağa uygun giyinmiş çalışanlarıyla harika bir atmosfer içeride sizi bekliyor. Unutmadan belirtmekte fayda var, fiyatlar bir tık pahalı.

Kapak Fotoğrafı: Berk Giray
İlginizi çekebilir: Story Studio’dan Prag’ın Çizgisi
İlk yorumu siz yazın!