Bir kahve dükkanı için oldukça zengin bir menüsü var. Ben ilk seferinde tahmin edileceği gibi sakızlı türk kahvesini denedim ve geleneksel kahve kültürüme yeni bir bilgi ekledim: ‘Bol köpüklü ve kaliteli bir türk kahvesinin yanında sunulabilecek en ideal şey, su içinde sakız macunundan başkası olamaz.’ (: Hem kahvenin hem de macunun tadı damağınızda kalıyor. Ben, bu keyif her istediğimde elimin altında olsun istiyorum ve soruyorum mekan çalışanlarına bu macunu siz mi yaptınız, nereden edindiniz diye. Ve mekanın asıl hikayesini o vakit öğreniyorum: Bağdat Kahve’nin tarihi mübadele yıllarından önceye dayanıyor. Kurucusu Selanik göçmeni, yıllar yıllar önce amatör olarak başlıyor kahve işine. Kahve önce eş dost arasında dağıtılıyor, sonra büyüyor işler.. Gökçeada’ya, Antalya’ya uzanıyor ve dört kuşak sonra 2009’daysa şimdiki yerinde yeniden can buluyor. Türk kahvesini Ege esintisiyle harmanlayan bir mekan burası. Müzikler, ürünler ve dekoratif incelikler arasında Ege ruhunu hissediyorsunuz. Hikayenin sonunda sorumun cevabını alıyorum: Sakız macunu ve doğal damla sakızı, Sakız Adası’ndan temin ediliyor. Hatta talep edenler için küçük kaplarda satılıyor da… Tabii ki bu keyfi istediğim an yaşamak için hemen bir paket sakız macunu alıyorum, yanında bir paket kahveyle.

Mekanın en beğendiğim uygulaması ise ‘Kitap Değişim Projesi’. Bu projeyle okuduğunuz kitapları getirip mekanın kitaplığındakilerle takas edebiliyorsunuz. Yolunuz Caddebostan’a düşerse gidin bir deneyin dumanı üstünde özenli kahvelerini…