Tarikat Lideri Nasıl Olunur?: Biraz Din, Biraz Beyin ve Lezzetli Menüler

Bazılarımız neden mükemmel bir pastırmalı cheeseburger’i geri çevirir ya da üzerine limon sıkılmış midye dolmayı reddeder? Neden ailelerimizi terk etmemizi ve diyetlerimizi değiştirmemizi isteyen tarikat liderlerine akın ederiz? Yakından bakarsak, her şeyin beyinde başladığını görebilir miyiz? Tüm bu soruların cevapları için nörobilimin kutsal ritüeller, yasaklı yiyecekler ve tarikat dinamiklerinin akıl almaz boyutuyla buluşacağı din, yemek ve psikolojinin ilginç kesişimine hoş geldiniz. Bu nokta inancın biyolojiyle bir araya gelerek sadece bireysel zihinlerimizi değil, içinde yaşadığımız kültürleri ve toplumları da şekillendirdiği yer!

Bu yazı zihnimde, izlediğim bir Netflix belgeseli ve aynı sıralarda okuduğum Dick Swaab’ın ”We Are Our Brains: From the Womb to Alzheimer’s” adlı kitabıyla oluştu diyebiliriz. Ha bir de bir arkadaşımla çıktığım yemekte midye yemediğini öğrendiğimde. Midye mi? dediğinizi duyar gibiyim. Gelin, bir belgesel, bir kitap ve bir arkadaştan doğan yazıma bir bakalım.
















