Tavşan İmparatorluğu: Yokluk İçinde Tutunma Çabası

Antalya’da tam yedi ödül alarak isminden bahsettiren Tavşan İmparatorluğu, yönetmen Seyfettin Tokmak’ın ikinci filmi. Uluslararası festivaller arasında son zamanlarda dikkat çeken Tallinn’de prömiyer yapıp, orada da hakkında konuşturmayı başaran bu filme dair ülkemizde pek bir şey konuşmadık. Bunun bir çok sebebi olabilir, değineceğim… Musa ismindeki bir çocuğun hikayesine misafir oluyoruz. Yanılmıyorsam filmin çoğu Urfa’da çekilmiş. Taşra anlatılarına dair bilmediğimiz nüanslar yok içinde. Fakat bildiğimiz malzemeyi, çok özel bir rejiyle harmanlıyor film. En büyük alametifarikası da buna dönüşüyor hikaye ilerledikçe. Özenli bir film izlediğime emin olunca sonunu getirmek de o kadar kolaylaşıyor benim için.

Filmin odağındaki Musa, yakın zamanda annesini kaybetmiş. Babasıyla da arası pek iyi sayılmaz. Hatta babasının faydacı ve dolandırıcı yaklaşımlarından ötürü hayatı zehir olmaya başlamış Musa’nın. Engelli taklidi yaparak, bu amaç doğrultusunda okul değiştirerek, çok zor bir sürecin içine girmek zorunda bırakılıyor babası tarafından. Tek amaç var o da kendisine rapor almak ve devletin imkanlarından yararlanmak. Bu çocuğun içinde bulunduğu durum yeterince travmatikken, bir de üstüne bunlarla uğraşıyor olması, ana karakterle bağ kurmamızı kolaylaştırıyor maalesef. Bize taraf olma hakkı sunulmuyor, zaten anlamaya çalışacağımız tek karakter Musa’nın kendisi.










