Taylor Swift, The Fate of Ophelia: Sanattan Sahneye Büyülü Bir Yolculuk

Taylor Swift’in The Life of a Showgirl albümünden gelen ilk klip, The Fate of Ophelia, geçtiğimiz günlerde yayımlandı ve izlediğim anda kendimi görsel olarak zekice hazırlanmış bir dünyanın içinde buldum. Hem sanata hem sinemaya gönderme yapan bu dört dakikalık hikâye, Swift’in yeni döneminde bizi nelerin beklediğine dair de epey ipucu veriyor.

Taylor Swift – The Fate of Ophelia (Official Music Video) | Heyser – Ophelia
Klibin daha ilk saniyesinden itibaren “sanat ve sahne” kavramları harmanlanıyor. Heyser’in The Death of Ophelia tablosunun canlandırmasından yükselen bir Taylor Swift görüyoruz. Uzun beyaz elbisesi, altın sarısı saçlar, su üzerinde yatışı… Ama klasik Ophelia gibi suya batmak yerine doğruluyor, diriliyor. Bu “ölüm değil yeniden doğuş” teması, klibin kalbinde yer alıyor.
Showgirl Teması Hakimiyeti
Klibin ortalarına geldiğimizde ise Taylor’ın klasik showgirl kimliğine geçişini görmek şahane. Ophelias’ın ötesinde, hayatları trajik bir şekilde sona eren gerçek kadınlara göndermeler örüyor burada. Eminim ki showgirl dediğimizde bir çoğumuzun aklına Marilyn Monroe gelecektir. İşte burada da Marilyn’i andıran ve “Gentlemen Prefer Blondes”dan alıntı olduğunu düşündüğüm bu sahnede görsel kimlik ve tarz, çok güçlü bir nostalji dokunuşu oluyor. Bu geçiş, tragedyanın ağırlığını biraz hafifletip sahne parıltısına doğru bir yönelim sunuyor.

Bir sonraki sekansta Taylor, Ronettes’e de bir baş sallama yapıyor ve iki arka dansçıyla samimi, loş ışıklı bir mekanda sahne alıyor. Ronnie Spector saçı o kadar ikonik ki, bu referansı kesinlikle inkar edilemez. Marilyn gibi, Ronnie de trajedi yaşayan parıldayan bir yıldız. Aslında klip bu kısımda da trajediden beslenmesini devam ettiriyor.











