Yazın En Keyifli Ritüeli: Açık Hava Sinemaları

Yaz akşamlarının bazı alışkanlıkları vardır; başlı başına bir ruh hali yaratır! Bizce açık hava sinemaları da onlardan biri. Bir zamanlar mahalle aralarında kurulan perdelerin önünde, gazoz ve çekirdek eşliğinde paylaşılan filmler; yazın en sade ama en unutulmaz buluşmalarından biriydi. Aynı duygu, bir süredir yeniden hayatımızda ve bu sefer Haliç kıyısına, Tersane Istanbul’a taşınıyor.

Dünya genelinde 1900’lerin ilk yarısında arabalı “drive-in” sinema kültürüyle yaygınlaşan açık hava sinemaları, Türkiye’de özellikle 1950’ler ve 60’larda altın çağını yaşadı. İstanbul’da 1958’de 103 olan yazlık sinema sayısının 1969’da 188’e ulaşması, bu kültürün şehir hayatındaki yerini açıkça gösteriyordu. Tahta sandalyeler, yaz akşamı serinliği, komşularla yan yana izlenen filmler ve perdenin önünde oluşan o ortak heyecan… Açık hava sineması, aynı zamanda birlikte vakit geçirmenin en keyifli yollarından biriydi.











