The Infernal Comedy: John Malkovich'ten Seri Katilin İtirafları

Jack Unterweger… Bir hayat kadınını öldürdükten sonra 1974’te girdiği hapiste 14 yıl yatan, 1990-1992 yılları arasında Almanya, Avusturya, Çekoslovakya ve Amerika Birleşik Devletleri’nde 14 seks işçisini daha katleden; 1994’te de kendini asarak yaşamına son veren böylesine vahşi birini insanlık tarihinin en tüyler ürperten ve azılı seri katillerinden biri olarak gösterebiliriz. Edebiyat ve sinemada aşina olduğumuz seri katil hikâyelerinin tiyatrodaki en bilinen örneklerinden biri de Unterweger ve onun hikâyesi. O hikâyeyi doğru, eksiksiz, yenilikçi ve özgün bir metinle sahneye koyan; başrolünde dünyaca ünlü oyuncu, yönetmen ve yapımcı John Malkovich’in yer aldığı The Infernal Comedy (Şeytani Komedya) oyununu geçtiğimiz günlerde Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde izleme fırsatı bulduk. Gösterimi BWO Entertainment organizasyonuyla gerçekleşen oyunun ardından ben de yorumlarımı sıcağı sıcağına kaleme aldım. Keyifli okumalar dilerim.

Avusturyalı seri katil ve iflah olmaz kadın avcısı Jack Unterweger’ın gerçek hikâyesini sahneye taşıyan ve Barok orkestra için yapılmış bu oyunda Malkovich, 1974’teki tutuklanışının ardından ruh sağlığına kavuştuğu gözlemlenerek serbest bırakılan, sonrasında gazeteciliğiyle şöhretini pekiştiren ancak kadın cinayetlerinden vazgeçmeyen ve yeniden hüküm giydikten sonra intihar ederek hayatına son veren Unterweger’ı canlandırıyor. Kendisine Viyana Akademi Orkestrası’nın yorumladığı Vivaldi, Beethoven ve Mozart’ın eşsiz aryalarını seslendirerek eşlik eden sopranolar Susanne Langbein ve Chen Reiss ise Michael Sturminger’in yazdığı oyunun müzikal yönünü hayranlık uyandıran yorumlarıyla oldukça güçlü kılıyor. Bu da teatral olanın katı sınırlarını ortadan kaldırırken anlatıyı türler arasında bir yolculuğa çıkarıyor.










