Toplumsal Eşitlik: Tarihten Ders Çıkarabileceğimiz 6 Film

Tüm dünyada, kadınlar, LGBTİ+ bireyler ve tüm azınlıkların çoğunlukla (genellikle de heteroseksüel beyaz erkeklerle) eşit insan haklarına sahip olmak için verdiği mücadele halen sürüyor. Coğrafyaya, ülkenin gelişmişlik seviyesine ve toplumsal normlara göre bu hak arayışı ve mücadelenin öncelikleri farklı olabilse de, henüz hiçbir ülkede tam anlamıyla bir toplumsal eşitlik ne yazık ki sağlanmış değil.

Bir ülkede kadınlar aynı işi yapan erkeklerle eşit maaşa sahip olmayı talep ederken, bazı ülkelerde kadınlar sokağa çıkabilme hakları için seslerini duyurmaya çabalıyor. Bir ülkede LGBTİ+ bireylerin evlenme ve evlat edinme hakları konuşulurken, bazı ülkelerde LGBTİ+ bireylerin yaşam hakları bile tehlike altında. Ülkemizde de, özellikle son haftalarda sosyal medya ve haber sitelerinde karşılaştıklarımız, kadınların da LGBTİ+ bireylerin de özgür olmadıklarını, en temel hakları için bile mücadele vermek zorunda olduğunu gösteriyor. Hiç kimsenin cinsiyeti, cinsel kimliği, milliyeti, ten rengi ya da dini inancı nedeniyle eşitsizliğe uğramadığı, ayrımcılığa, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalmadığı bir toplumsal düzeni savunuyoruz. Kadınların ne giydiğine, hangi saatte nerede olduğuna karışıldığı, heteroseksüel veya eşcinsel çiftlerin yalnızca kapalı kapılar ardında içlerinden geldiği gibi davranması gerektiğini buyuran kısıtlara karşı çıkıyoruz.








