Tudor Kadınları: Saray Bir Savaş Alanı, Kıyafetler İse Onların Zırhı

Bir kraliçe için kıyafetler ve aksesuarlar yalnızca üzerlerinde taşımak için değil, politik ve sosyal mücadeleler için de tercih edilir. Bu kıyafetler onları izleyen gözlere verilmiş olan bir mesaj niteliğindedir. Peki, acımasızlığı ve toplam altı evliliği ile bilinen eski İngiltere kralı VIII. Henry’nin eşlerinin bu zorlu saray hayatındaki tercihleri nasıldı? Kızından uzak tutulan Aragonlu Catherine, “Kesik başlı kraliçe” olarak anılan Anne Boleyn ve oğlunun büyüdüğünü göremeden hayata gözlerini yuman Jane Seymour… Bu üç kraliçenin saraydaki zırh tercihleri nelerdi? Gelin sarayın güçlü kadınları üzerinden modanın gücünü mercek altına alalım.

Kraliçe olmak kulağa her ne kadar hoş gelse de kral VIII. Henry döneminde oldukça korkutucudur. O dönemde saray, erkek bir veliaht sahibi olamayan kral ve onun eşi için adeta bir savaş alanı gibidir. Çünkü kral son derece acımasızdır ve her an kraliçenin yerine gelebilecek olan yeni adaylar vardır. Kraliçelerin güçlerini gösterebilmesi için kullandıkları en önemli silah ise gardıropları olmuştur. Özellikle dönemin moda anlayışı ile ilgili saraya getirmiş oldukları yenilikler, siyasi ve kişisel amaçlarına göre yaratmış oldukları farklılıklar onlar için sözsüz iletişim aracı niteliğindeydi.












