Tüketim Bağımlılığı: Güdüsel İhtiyaçlar ve Medya Etkisi

Kendimizi tanımayı, anlamayı ve ruhumuzu keşfetmeyi çocukluğumuzdan itibaren pek farkında olmasak da yapıyoruz. Bazen yaşanan zorluklar bu kırılmaları mecbur hale getiriyor bazen de doğal hayat akışı içerisinde bu durumu tecrübe ediyoruz. Bu süreç her ne kadar içsel bir yolculuk olarak gözükse de, aslında çevresel faktörlerle oldukça etkileşime açık durumda. Herkes özünde marjinallik ve minimalizm istiyor ama toplumun genel algısı tarafından kabul gören ihtiyaçlara ya da isteklere hayır demiyoruz. Yaşam döngümüzde statü veya bir benlik elde etmek niyetiyle, bazı duygu ve ihtiyaçlarla kendini özdeşleştiren markaları tüketiyoruz ve tüketim bağımlılığı hepimizde farklı seviyelerde nüksediyor. Bu yazımda temel güdüsel ihtiyaçlar ve bu ihtiyaçları markaların nasıl kullandığı konularını inceleyeceğim.

Abraham Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi
Abraham Harold Maslow (1 Nisan 1908 – 8 Haziran 1970), ABD uyruklu eğitimci ve psikolog. İnsani içgüdülerin ortaya çıkmasında büyük uğraşları olan Maslow’un, kendi ismini verdiği bir teorisi var. Maslow bu araştırmasıyla, insanın temel içgüdüsel (motivasyon) davranışlarını genel bir çerçeveye almak istemiş. Yapılan bu araştırmada Maslow’un bu temel güdüleri birbirine geçmiş birer zincir halkası olarak işlediğini görüyoruz. Maslow’a göre, kendini gerçekleştirmek isteyen birinin en başta fizyolojik ihtiyaçlarını karşılamasının gerektiğini söyleyebiliriz.












