Tülay German-Kor ve Ateş: Güçlü Bir Sesin Hikayesi

Bayram tatili öncesi son mesai gününün sakinliğinden istifade etmek üzere Mubi’i açıyorum telefondan. İzlemek için kısa bir şeyler arıyorum. Karşımda tanıdık bir yüz. Siyah kâküllerin ardından bakan bir çift ateş parçası göz. Geçen sene ruhumdaki boşluğu doldurmak için delicesine dinlediğim müziklerde birden duyduğum sesin sahibiyle yeniden karşılaşıyorum: Tülay German. Yazmak üzere o dönem giriştiğim ve fakat yarım kalan yazımı hatırlıyorum. Artık yarım kalan bir yazının tamamlanmak üzere, son sinyalini verdiği için bu muazzam minik tesadüflerden birine daha teşekkür ediyorum.

Bir sarsıntıya ihtiyacım var. Radikal bir karar vererek saçlarımı siyaha boyamak ve tüm alnımı dolduracak kadar yoğun bir kâkül kestirmek istiyorum. Bu fotoğraf ve bu ses, bu dille birleştiğinde açılmayacak her kapının açılması gerektiğini hissettiriyor. Bir direnç haliyle yolumda yürümek, ben nasıl istiyorsam öyle var olmak, tüm yargılardan uzakta ve özlemlerin de kıyısında, acıyı da göğsümde çevire çevire yolları arşınlamak… Bu kadının sesinde ne var? Beni çeken bir isyan hali, bir mücadele belki, olamamanın, olduramamanın ve yine de yeni yollar bulmak üzere mücadeleden vazgeçmediğine dair bir tını. Tanıdık. İşte bu yüzden buradayım, bulduğum kısıtlı bilgiler ve onun varlığına küçük bir hediye sunmak hali ile…











