Kazdağları’na giderseniz, Kazdağları Milli Parkı‘nın içerisinde yer alan Sütüven Şelalesi ve ismini burada boğulan Hasan adlı aşık bir gençten aldığı söylenen Hasanboğuldu Şelalesi‘ni listenize ekleyin. Güzel bir Ege manzarası izlemek isterseniz, Adatepe köyünün hemen girişinde yer alan Zeus Altarı‘na çıkabilir, ayrıca burada birbirinden etkileyici kareler yakalayabilirsiniz. Konaklama içinse, yeşil bir vadiden Edremit Körfezi’ne bakan Çamlıbel Köyü‘nü, Tuncel Kurtiz’in vasiyetinde gömülmek istediği köy olarak tanıdığımız Mehmetalan Köyü‘nü, zeytincilik ve zeytinyağı ile bilinen Adatepe Köyü‘nü veya eski bir Rum köyü olan Yeşilyurt Köyü’nü tercih edebilirsiniz, bu köylerde özellikle son zamanlarda açılan çok sayıda butik otel bulunuyor.
Ayvalık-Cunda Adası, Balıkesir
Gelin, çok da uzaklaşmadan yine Balıkesir’den farklı bir noktaya, Ayvalık ve Cunda Adası’na çevirelim rotamızı. Rum mirası dar sokakları ve doğal güzellikleriyle “Kuzey Ege’nin kalbi” olarak anılan Ayvalık, bayram tatilinde biraz kafa dinlemek ve sessizliğin tadını çıkarmak isteyenler için ideal bir adres. Tabii, gitmişken tarihi yapılarını ve manzara noktalarını da es geçmeyin. Listenizde olması gereken yerlerden biri, bölgenin ilk kilisesi olarak bilinen ve 1927 yılından itibaren tekel deposu olarak kullanılıp sonra terk edilmiş olan, şimdi ise ziyarete açık Taksiyarhis Kilisesi. Ayrıca elinizde Ayvalık tostu, şehrin nostaljik sokaklarında dolanırken, Barbaros Caddesi ile 13 Nisan Caddesi’ne mutlaka uğramalısınız. Bu caddeler, çok sayıda tatlı mekan ile dolu olmanın yanında renkli Ayvalık kareleri yakalamak için de şahane noktalar!
Ve tabii ki sıra Alibey Adası olarak da bilinen Cunda’da! Ayvalık’tan Cunda Adası’na karayolu veya saat başı kalkan feribotlar ile geçebiliyorsunuz. Cunda’ya vardınız mı? Öyleyse sizi hemen adanın tepe noktalarından, Aşıklar Tepesi‘ne ve hemen yanında yer alan Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı‘na alalım. Tepeden Cunda’nın harika manzarasını seyrederken kendinize bir limonata sipariş edip biraz serinleyebilirsiniz. Sonrasında ise Rahmi Koç’un katkılarıyla restore edilmiş olan kitaplığa uğramayı unutmayın. Aslında eski bir kilise olan bu kitaplıkta zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız! Son olarak, yine büyüleyici bir manzaraya sahip, özellikle gün batımında gitmenizi tavsiye ettiğimiz Şeytan Sofrası‘na düşürün yolunuzu. Bu çam ve zeytin ağaçlarıyla çevrili minik ada ruhunuzu besleyecek.