Vandal Galataport: Her Katında Ayrı Bir Dünya Barındıran Mekan

Geçtiğimiz yazın en çok konuşulan mekanlarından biri olan Vandal Galataport’u ziyaret etmeyi aylardır düşünüyordum. Atmosferi ile ön plana çıkarak ünü kulaktan kulağa yayılan adresi, İstanbul ajandamın ilk sıralarına aldım ve üç ayrı katında üç farklı konsept sunan Vandal’ı ikonik simgesi olan ‘pembe tavşan’ın izinde keşfettim. Doğrusu bu ‘Harikalar Diyarı’ndan ayrılmak istemedim…

‘Alice Harikalar Diyarında’ ve ‘Matrix’ten hatırladığımız gibi, ‘beyaz tavşanı takip et’ ‘yaşam amacının peşine düşmeyi’ işaretleyen bir çağrıdır. Vandal Galataport’a adım atar atmaz karşımıza çıkan ve dekorasyonun kilit noktalarına yerleştirilmiş olan ‘pembe tavşan’ı ise “yaşam enerjimizi yakalamaya” yönelik bir işaret olarak algıladım. Zira mekan, hem atmosferi ve manzarası hem de menüsü ve müzikleri ile kendimi birkaç saatliğine de olsa can sıkıcı onca konudan soyutlamamı sağladı (ki bu durmayan zihnim için oldukça sıradışı bir durum). Peki mekanın sloganı olan ‘pembe tavşanı takip et’ çağrısına uyunca bizleri neler bekliyor? Üç ayrı katında üç farklı dünya yaratılmış olan Vandal Galataport’a gelin biraz daha yakından bakalım…












