Venedik Kitapçıları: Edebiyatla Şekillenen Bir Rota

“Aheste” pek sevdiğim bir kelime. İçinde hem dinginliği hem de zarafeti barındırıyor sanki. Venedik de bence tam böyle bir yer. Suyun, ışığın ve renklerin etkisi altında aheste aheste, kendi ritminde akan bir şehir. Biz de bu ritme uyum sağladık. Bol pizzalı, kahveli, şaraplı ve biraz da cichetti’li geçirdiğimiz bir kaç günü sahaf, galeri ziyaretleri ve kilisede “Vivaldi” eserleri dinleyerek taçlandırdık. Gelin, şimdi de beraber Venedik’te edebiyatla şekillenen bir rota çizelim.

İlk kez gittiğimiz bir şehirde gerekli turistik ziyaretleri tamamlayıp kaldığımız süre boyunca lokal gibi yaşamayı çok seviyoruz. Ara sokaklarda yürümek, minik kahve molaları, galeriler, kitapçılar… Venedik seyahatimizi de bu şekilde planladık. Öncelikle, turist kalabalığının uzağında, yerel halkın yaşadığı bir semtte konakladık. Hem gündüzü hem akşamıyla bizim için gayet doyurucuydu. Sabahları iyi kahveler, akşamları ise leziz şaraplar tattık.













