Viyana Kahve Kültürü: Osmanlı'dan Çuvallarla Gelen Bir Miras

Viyana’nın verdiği öyle bir his var ki yüzyıllardır korunan mimarisiyle, birden sizi kucaklayıp 1800’lere götürüyor. Şehrin tam ortasında bir kışlık saray olan Hofburg Sarayı, şehrin ara sokaklarında gezinirken karşılaştığınız, gotik mimarisiyle ben burdayım diyen Aziz Stefan Katedrali, klasik müziğin dehası olan Beethoven ve Mozart’ın yaşamına yön veren bu şehir ve şehrin zaman yolculuğuna eşlik eden Viyana Operası… Viyana’nın 18. yüzyılı ve bugüne bıraktığı miras konuşmakla bitmez. Fakat benim asıl bahsetmek istediğim konu, Unesco tarafından dünya kültür mirası olarak kabul edilen “Viyana Kahve Kültürü.”

Viyana Kahve Kültürü’nün Doğuşu
Viyana’dan kahvenin Avrupa’daki başkenti olarak bahsedildiğini hepimiz duymuşuzdur. Bunu duyduğum zaman şu soru geldi aklıma: Peki kahvenin Avrupa’daki başkenti kahveyi nasıl keşfetti? İşte tam burada çok ilginç bir efsaneyle karşılaştım. II. Viyana kuşatmasının olumlu sonuçlanmayacağını anlayınca, Osmanlı askerleri sadece Viyana topraklarını terk etmemiş; aynı zamanda kahve çuvallarını da terk etmişler!











