“Yakın gelecekte bizi ‘wellness’ anlamında ne gibi yenilikler bekliyor?” sorusu, sizin de epeydir zihninizi kurcalayan, cevabını merak ettiğiniz bir soru mu? Öyleyse, birazdan söz edeceğimiz, 2020’nin son çeyreğinde ve 2021 yılında hayatımızın merkezine oturması beklenen wellness trendleriyle tanışmalı ve bu trendler arasından hayatınıza mutlaka dahil etmek istedikleriniz için adım atmaya şimdiden başlamalısınız.
Sanal Bakım Ürünü Denemeleri | Fotoğraf: Unsplash / Yunona Uritsky
Sanal
Bakım Ürünü Denemeleri
Güzellik ve bakım sektörünün çok yakında yeni
bir yıldızının olacağını biliyor muydunuz? Sanal gerçeklik! Hayatımızın pek çok
alanında sıkça karşımıza çıkmasına artık alıştığımız sanal gerçeklik
teknolojisinin, yakın gelecekte herhangi bir bakım veya güzellik ürününü satın
aldığımız anlarda da varlığını göstermesi bekleniyor. Nasıl mı?
Bunları Da Okuyun
Sanal gerçeklik teknolojisi, yüz şeklinizden
cilt renginizin tonuna ve yüzünüzdeki çizgilere, yüzünüzün karakteristik
yapısını algılıyor ve bu doğrultuda, farklı ürünlerin yüzünüzde uygulandığında
nasıl bir görüntü yaratacağını hemen o anda, hızlıca size gösteriyor. Bu
teknolojiyi kapısından girdiğiniz güzellik mağazalarında yakında
görebileceğiniz gibi, kısa süre içerisinde akıllı telefonunuzu kullanarak bile
hayatınıza dahil edebileceksiniz.
Ses Masajı
Ses Masajı | Fotoğraf: Unsplash / Magic Bowls
Yakın zamanda adını sıkça duymaya başlayacağımız bir ‘iyi hissetme’ yöntemi, ses masajı olacak. Bir süredir sağlıklı yaşam alanında kendine küçük adımlarla alan açan ve nihayet geçtiğimiz yıl dijital ortamda aldığı ilgi anlamında %285’lik bir patlama yaşayan bu trendin kaynağı aslında en eski çağlara, şamanlara dayanıyor.
Etkisini ses titreşimlerinin gücünden alan
ses masajı şöyle işliyor: Farklı büyüklüklerdeki ses çanakları kişinin
bedeninin belli noktalarına yerleştiriliyor ve çanaklara nazikçe vurulmaya
başlanıyor. Çanaklardan çıkan harmonik sesler ve yaydıkları belli frekanslar
bedenin belli başlı organlarına etki ederek onları rahatlatıyor, kasılmış
bölgeleri gevşetiyor. Kan dolaşımı artıyor, beden ve ruh dinleniyor. Bazı
durumlarda, sesin değişebilmesi için çanaklara su da doldurulduğu oluyor. Tipik
masaj algısına, yalnızca hissedilme değil, aynı zamanda duyulma özelliğiyle de
yeni bir perspektif getiren bu trend, yakında çokça konuşulacağa benziyor.
İlerleyen zamanlarda epey talep görmesi
beklenen ve tüm sektörlerin yönünü bu doğrultuda değiştirmesine vesile olacağı
konuşulan bir trend de, ürünlerin çok
işlevliliği konusu. Giderek daha hızlı bir yaşam temposuna ayak uydurmaya
çalışan çoğunluk için, aynı anda birden fazla ihtiyacı gidermeye olanak
sağlayan ürünler adeta ‘yıldız’ olacak. Çünkü bu ürünler, tek seferde pek çok
konuya çözüm getirmeye yönelik doğaları gereği, bakım ritüellerine ivme
kazandırıyor ve güzellik uygulamalarına zaman yaratmakta zorlananlar için
pratik bir alternatif oluyor.
Multifonksiyonel ürünleri tercih etmek, aynı
zamanda çevre açısından da olumlu bir etkiye sahip: Böylece biz tüketiciler,
farklı ihtiyaçlarımıza hitap eden birden çok ürün alacağımıza, edindiğimiz tek
bir ürün ile isteklerimizi tek seferde karşılayabiliyor, tüketim döngüsünden
bir hane eksiltmiş ve daha az atık çıkarmış oluyoruz. İşte bu noktada sizleri,
tam da anlattığımız gibi bir multifonksiyonel ürün olan Veet
sir ağda bantlarıyla tanıştırmak istiyoruz. Veet
sir ağda bantları, en kısa tüylerde bile
uzun süren pürüzsüzlük sağlamakla kalmıyor aynı zamanda cildinizi
nemlendiriyor. Böylece hem ağda bandınız hem de nemlendiriciniz oluyor.
Hava Filtreleme Teknolojileri
Hava Filtreleme Teknolojileri | Fotoğraf: Unsplash / Folco Masi
Atmosfer kirliliği, günümüzde sıkça duyduğumuz bir konu. Peki ya, kapalı ortamlardaki hava kirliliğinin açık havadaki kirliliğe kıyasla, 2 ila 5 kat daha fazla olumsuz etkiye sahip olduğunu biliyor muydunuz? (Kaynak: EPA) American Lung Association ise, bu durumu şu cümleyle anlatıyor: “Halılar, tablolar ve temizlik malzemelerinden yayılan kimyasallar, uzun süre havada asılı kalıyor ve birtakım sağlık sorunlarına yol açabiliyor.” Eğer bu konular size yabancı geliyorsa, yakında kendinizi çok daha aşina hissedeceğinizden emin olabilirsiniz çünkü yeni hava filtreleme teknolojilerinin, kısa zaman içinde hayatımızda epey görünür hale gelmesi bekleniyor. Elbette ki amaç, önce soluduğumuz havanın kalitesini, sonra da dolaylı olarak hayat kalitemizi iyileştirmek.
Hayal edin, giyilebilir teknolojilerin de
hayatımıza iyice girmesiyle birlikte, pek yakında şöyle bir sahnenin baş
kahramanı olabilirsiniz: Bir kadın yolda yürümektedir, katılacağı bir toplantı
vardır. Derken akıllı telefonunun uyarısını görür; o yolda yürürken, eş zamanlı
olarak bulunduğu ortamın hava kalitesini ölçen akıllı telefonu, ona daha iyi
bir hava kalitesine sahip alternatif bir yol önermektedir. Kadın, hiç tereddüt
etmeden bu yolu seçer. – Ne dersiniz, kulağa nasıl geliyor? Düşünün ki, bu
günlerde tam da böyle bir teknoloji üzerine çalışmalar devam ediyor.
Lenfatik Sistem Odaklı Sporlar
Trambolin | Fotoğraf: Unsplash / Shay
Lenfatik
sisteminizi ne kadar iyi tanıyorsunuz? Vücudumuzun
3. dolaşım sistemi olarak bilinen lenfatik sistem, lenf nodlarımız ve bu
nodlarla ilişkili lenfatik damarlarımızı kapsıyor. Vücudumuzda biriken fazla
lenf sıvısınınsa filtre edilmesi gerekiyor, böylelikle bağışıklık sistemimiz
güçlü, sindirim sistemimiz iyi durumda kalabiliyor, hastalıkların önlenmesi
mümkün oluyor. Lenfatik sistemin sağlığımız üzerinde ne kadar büyük bir role
sahip olduğu henüz çoğunluk tarafından çok iyi bilinmese de, yakın gelecekte bu
önemin iyice fark edilmesi ve hatta lenfatik sisteme yönelik spa uygulamalarıyla spor derslerinin tasarlanması bekleniyor.
Araştırmalara göre, lenfatik sisteme iyi
gelmesi açısından bakım ve güzellik sektörü daha çok masaj uygulamalarına yönelirken,
kısa zaman önce tanıştığımız Gua Sha taşları ve yüze uygulanan kristal
roller’lar da hepimizin vazgeçilmezleri arasına girecek. Bu doğrultuda spor
sektörünün gözdesiyse trambolin olacak, fitness merkezleri programlarına
trambolin derslerini hızla dahil edecek. Sebebi, yukarı ve aşağı ritmik
zıplamayı sağlayan trambolin egzersizinin optimum lenfatik dolaşımı teşvik
edebiliyor olması.
Sürdürülebilirlik | Fotoğraf: Unsplash / Sarah Dorweiler
Ve tabii ki, sürdürülebilirlik. Doğaya saygılı ve sürdürülebilirliği esas alan yaklaşım, şüphesiz her yılın trendi ancak özellikle yakın gelecekte adını daha sık duymak bir yana, çok daha fazla alanda uygulamaya konduğunu görmeye başlayacağız. Nielsen’ın 2019 yılında yaptığı bir araştırmaya göre, tüketicilerin %73’ünün doğaya olan olumsuz etkisini azaltmak istediğini ve %38’inin sürdürülebilir güzellik ürünleri satın almayı tercih ettiğini söylediği göz önünde bulundurulursa, bu konuda bizlerin de istekli olduğu ortada. Bu da, iyi yaşamın içine aldığı her alanda sürdürülebilirlik kavramını daha sık göreceğimizin bir göstergesi.