Yavaşlamanın Hazzı: İletişim, Ambiyans ve Dahası...

Yoga, meditasyon, mantralar, ses terapileri, anda kalma çalışmaları ve çok daha fazlası… Karşımıza sık sık çıkan tüm bu kavramların ortak noktası esasen bize karmaşık, hızlı ve zorlu bir rutinin içerisinde yavaşlamayı ve bu sayede de yaşamın tadını çıkarmayı öğretmeyi hedefliyor olmaları. Yaşamın olağan bir parçası olarak cinsellik de sadece fiziksel bir deneyim olmanın çok ötesinde, duygusal ve zihinsel bir bağ kurma yolculuğu aslında ve modern dünyanın hızlı temposu bu derin bağı yaşamayı zorlaştırabiliyor. Tam da bu yüzden, tatmin edici ve anlamlı deneyimler için yavaşlamanın ve her anı hissederek yaşamanın değerini keşfetmek gerekiyor.

Modern Sex Therapy Institutes’un eş direktörü Dr. Rachel Needle’ın da söylediği gibi: “Yavaşladığınızda, her dokunuş, öpücük ve okşama daha yoğun hâle gelir. Birbirinizin bedenlerine daha uyumlu hâle gelir, aceleci bir birliktelikte kaçırabileceğiniz hisleri keşfedersiniz.” Özetle, yavaşlamanın sağladığı yoğunluk, diğer tüm deneyimlerde olduğu gibi konu cinsellik olduğunda da hem fiziksel hem de duygusal olarak daha güçlü bir bağ kurmaya yardımcı oluyor.










