Yazı Yazmak: Kişiyi Tanımlayan Kelimeler Bütünü

Büyük yazarların yazı yazma alışkanlıklarını öğrenmeyi hep çok çekici buldum. Çünkü yazdığınız şey her ne olursa olsun; yazarın kendiyle kaldığı, dürüstlüğün ve yüzleşmenin bambaşka bir boyutunu yaşıyorsunuz sayfayla konuşurken. Kimi yazar bardak bardak kahve içermiş, kimisi yürürmüş, kimisinin belli bir masası varmış ve işe gider gibi oraya oturmadan tek satır yazmazmış. Benim ise yazı yazmak ile oldukça çetrefilli bir ilişkim var. Kelimelerle bu kadar dolu, bu kadar kitapla ve yazmayla yaşayan biri için pek üretken bir yazar olduğum da söylenemez… Ben bu satırları yazarken bu şarkıyı dinliyordum, sizin de kulağınızda olsun istedim.

Bazen gece uyuyamadığım zaman -ki bu neredeyse her gece demek- gökyüzüne bakıp, ben ne zaman kafamda dönüp duran bu öyküleri ve kişileri kağıda dökebileceğim, kendi kitabımı elimde ne zaman tutabileceğim diye düşünürken buluyorum kendimi. Ve genellikle de gece yazarım. Kendimi en iyi ifade ettiğimi düşündüğüm işlerim hep gece çıkmıştır. Ancak herkes ve her şey çekildiğinde konuşacak alan varmış gibi hissettiğimden belki… Kendimi bildim bileli uykuyla hep bir derdim oldu zaten. Ay yüzünü göstermeye başladı mı ruhum da ona doğru dönüp uyanır sanki. Çoğu zaman artık uyumaya çalışmaktan vazgeçip yataktan kalkar birkaç satır da olsa yazar ve ancak o zaman biraz rahatlayıp uykuya dalabilirim.















