Yeniden Meze: Festivalden Öte Bir Gastronomi Deneyimi

Aynı gün içerisinde ülkemizin onlarca şehrine ışınlandığınızı ve her şehirde sizi ayrı bir gastronomik deneyimin beklediğini hayal edin. Antep’e gidip o hep çok merak ettiğiniz Yağlı Köfte’sini tadıyorsunuz hem de meşhur Bayazhan’ın mutfağından. Yakındayken Antakyalı Nedim Usta’ya uğrayıp, hayatınızda yediğiniz en leziz humuslardan birini deneyimliyorsunuz. Ardından biraz Ege’ye geçiyorsunuz, Urla’nın Sübyeli Şevketi Bostanı’nın keyfine varıyorsunuz. Bozcaada’nın Acılı Çiğ Dolması’na bayılıyorsunuz. Ah tabii, Ege’yken Tire’ye de uğramamak olmaz deyip; şöyle en doğalından bir Turp Otu’nun lezzetine bakıyorsunuz ve mest oluyorsunuz!

Ben tam da böyle bir gün geçirdim 6 Ekim Pazar günü. İlkine katılamadığım Yeniden Meze’nin ikincisindeydim. Festival bitti ancak ben 3 gündür etrafımdaki herkese bu etkinlikten ne kadar keyif aldığımı, kaç çeşit meze yediğimi, birçok şehirden ve kültürden onlarca lezzeti bir arada deneyimleyebildiğim için çok şanslı hissettiğimi, festival gerçekleştirilen atölyeleri (yazının devamında detaylı anlatacağım) anlatıyorum. Fikrimce, Yeniden Meze, ülkemizdeki ürün çeşitliliğini, kültürlerin gerçekten çok güzel bir harmoni ile iç içe geçtiğini tüm katılımcılara en iyi şekilde hatırlattı.













