Yetersiz Hissetme Yanılsaması: Kabule ve Öz Sevgiye Davet

Geçenlerde kendimi son derece yeterli hissettiğim bir güne uyandım. Aynaya bakıp “Evet, spor yaptığım belli oluyor!” dedim. Bodybuilding (vücut geliştirme) ile uğraşanlar bilir; vücudun hiçbir zaman “tamam, yeterli” değildir. Buna ‘Body Dysmorphia’ yani beden algı bozukluğu deniyor. O günkü yeterlilik duygusuyla ofisten çıktım ve yürüyerek spor salonuna gittim. Salonda vücut geliştirme yarışmalarına hazırlanan bir kadın vardı. O an birden yetersizlik hissi yeniden üzerime çöktü. Modum düşmüş şekilde antrenmanımı yaparken yanıma başka bir kadın geldi ve “Gerçekten bu kiloyla mı çalışıyorsunuz?” diye sordu. “Evet” deyince, bana “Vov, gerçekten çok güçlüsünüz!” dedi. Çok manidardı. Çünkü ben başkasına bakıp kendimi güçsüz hissederken, bir başkası bana bakıp aynı şeyi hissedebiliyordu. İşte o an kafamda tek bir soru belirdi: Kendimi ne zaman tam olarak ‘yeterli’ hissedeceğim?

Yetersizlik duygusunun altında otoriter bir ailede büyümek, hayata mükemmeliyetçi yaklaşmak, özellikle ebeveynler tarafından takdir görmenin belirli koşullara bağlı olması veya travmatik olaylar gibi birçok kök neden yatabiliyor. Bu kök nedenleri elbette bir klinik psikolog ile çalışmak gerekiyor. Fakat aynı zamanda biz düşünen, hisseden, gözlemleyen insanlar olarak neler yapabiliriz? Kendimizle nasıl çalışabiliriz?










