İyi Ki Var: Zorlu PSM ve Gizli Kahramanları Üzerine

Yaklaşık 5 sene önce ilk defa PSM’ye gittiğim zaman buranın şehrimizin kaderini değiştireceğini anlamıştım. Müzikallerden konserlere, festivallerden tiyatrolara farklı sanat dalları bir araya gelecekti ve burası Türkiye’nin kültür-sanat alanında kalbinin attığı yer olacaktı. Zorlu Performans Sanatları Merkezi (PSM) çok gençti; ama İstanbul insanı böyle özel bir habitata o kadar açtı ve bu merkezin arkasında öyle dinamik bir ekip vardı ki, çok geçmeden düşündüklerimin hepsi oldu. PSM gibi sanatın çeşitliliği ve evrenselliğine odaklanan bir yerin güneş gibi doğmasının bizler için çok büyük bir şans olduğunu tüm sanatseverlere hatırlatmayı borç bilirim.

Gelelim konumuza… Bu sene 3. sü düzenlenen PSM Caz Festivali’nde yukarıda bahsettiğim dinamik ve müthiş ekip bizi medya partneri olarak seçti. Ve bu bizim için inanılmaz bir gururdu. PSM Caz Festivali’nin birçok değerli sanatçısıyla röportajlar yaptık, konserlere ve yan etkinliklere katılıp oralardan anılarımızı paylaştık. Ve bu birliktelik sayesinde hayranlıkla baktığımız PSM’yi daha yakından tanıdık. Bahsettiğim bu ekip, bizi bu sene 5 hafta süren PSM Caz Festivali kapsamında Chris Botti, Ólafur Arnalds, Enrico Macias, Stavroz, Morcheeba, Christian Löffler, Estas Tonne, Alan Parsons Live Project gibi efsanevi isimlerle buluşturdu. Peki bu konserlere gidene kadar hiç düşündünüz mü, bu büyük isimlerin gelmesine kim karar veriyor? Karar verildikten sonra onlarla kim iletişime geçiyor; sanatçının istediklerini dinliyor, uçak biletlerini ayarlıyor? Tüm bu detaylarla kimler ilgileniyor?










